4 Aralık 2014 Perşembe

Kimsenin gerçeği olmadım


















ksb


Herkesin hayaliydim, kimsenin gerçeği olmadım. Tam içlerindeydim, çok o kadar uzaklarındaydım. Her kelimelerini anlayandım, onlar için doğan her cümlem değerliydi, kendim için doğacak bir tek harfimin bile alfabe de yeri yoktu. Günler sürmedi, yıllar, yarım asır sürdü. Daha da bitmedi, sonuna ulaşılamayan anlayışlarımın daha sonu gelmedi. Gelse bile, suni teneffüs yapılıp, hadi kalk dinle, anla, çöz, rahatlat a kadar ulaşılırdı. Gün ışığında göz aldığımdan görünmeyendim. Karanlıkların hiç sönmeyen inatçı mumuydum, giderken üflenen, gelince yanmış olması beklenen. Bıkmadım. Bildiğim, yaşadığım buydu. Dinlemekten, anlamaktan, koşmaktan, yetişmekten bıkmadım. Benim için bir tik olmuştu. Nerede sorunlu bir beden, bir ruh görsem yüreğim atıyordu. Bir bankta oturmuş solgun bir nefes görsem yanına oturup içini kusmasını bekleyecek kadar yüreğim atıyordu. Hiç bir zaman da uzun uzun beklemedim. Tanımadığım bile olsa yanında oturduğum anda benim tikimi farkediyordu. Hayatının en önemlisini bana anlatıp tikime güveniyordu. Ben de şaşırmıyordum. Bunca yıl yaşamış, binlerce insana dokunmuş ve kimseyle paylaşamamış, benim farkedip yanına oturmamı beklemiş diye düşünmüyordum, dinliyordum. Anlattığı çıkmazı hakkında konuşup bir çözüm buluyordum ve sarılarak teşekkür edip gidiyordu. Arkasından seslenemiyordum, çünkü adını bilmiyordum. Benim çözümüm sayesinde bundan sonra ki hayatını değiştirdiğim insan adımı bile bilmiyordu. Belki bu satırları okursa, işte hayatımın dönüm noktası olan tikli insan buymuş der…




Şu anda aklım başka yerde kaldığı için oradan devam ediyorum. Bir sevdiğin iyi değilim diye mesaj atıyor, okuyunca heyecanlanıp hemen arıyorsun. Tanımadığım bir ses aradığınız insan cevap vermiyor diyor. Bir daha diyor, bir daha diyor, bıkmıyor bir daha diyor… Bu defa ben iyi olmuyorum. En azından konuşup sesine dokunmak varken çaresiz mesaj atıyorum ve teknoloji mesaj okundu diyor. Yine arıyorum ve tanımadığım bir ses aradığınız insana ulaşılamıyor diyor. Ve o anda merakıma, herhalde benim şu anımdan daha kötü değildir diyorum. Bıkmıyorum, yine arıyorum ve tanımadığım başka bir ses ya da bana öyle geliyor ve aradığınız insan başka biriyle konuşuyor ona gore sen kendini niye yoruyorsun diyor…Dokunmayı bir kez daha seviyorum…




Herkesin hayaliydim. Kimsenin beni gerçeği yapacak gücü yoktu. Hiç bir maddeye sahip olmama isteğimi sahiplenecek gücü yoktu ki en güzel, en popüler maddelere sahip olma gücü vardı. Hiç bir hırsımın olmamasını sahiplenecek gücü yoktu ki ulaşma isteğinin aklına bile gelmeyecegi maddelere sahip olma hırsı vardı. Yaşadığım bir baba hatırası nedeniyle para üzerine hiç bir ilişki kurmayacağım, sadece beni ben olarak sevenlerle yaşayacağım travmama sahiplenecek gücü yoktu ki paranın cazibesiyle hayatla sevişme gücü vardı. Herkesin hayaliydim, kimsenin beni gerceği yapacak isteği yoktu. Benim sorun anında asılınacak olan yürek kolumun olması herkese yetiyordu. Bu arada bütün bu satırları insanlar adına boşuna yazdığımı biliyorum. Sadece kendim için yazıyorum. Her zaman dudağımın arasından fırlamak isteyen harfleri özgür bırakmışımdır ve ancak öyle içimi boşaltmışımdır. Yani kendim için yazıyorum. Kendimi, kendimle rahatlatıyorum. Ne de olsa mastırbasyonun doktorosunu bitirmiş canlıyım. Benim gerçek olmama gerek yoktu. Kötüyken, yalnızken, bardağını birisine tokuşturmak isterken, kimseyi bulamamışken, yaşadığı acayip olayları kimseye anlatamazken, yaptıklarına bir anlam veremezken ve kendine yakıştıramadığı halde yapıp onu sıradanlaştırmak isterken, kocaman yüreğimin yanında küçücük kalan başka organımla geceleri sabaha denk getirmek isterken, kimseye anlatamam, beni yargılarlar ve hayatlarının dışına bırakırlar tadında yaşadıklarını paylaşmak isterken, bana en sevdiklerini emanet etmek isterken… benim gerçek olmama gerek yoktu. Nasılsa yanlarındaydım, nasılsa her göz yaşını sığdıracak yüreğe sahiptim, nasılsa bir harfine koşup yetişendim, nasılsa her hastalığına her zaman sıcak bir çorbam bulunurdu, nasılsa düğmeme bastıklarında bir kadın bir daha bastıklarında bir erkek oluyordum…




Herkesin hayaliydim, kimsenin beni gerçek olarak görecek birikmişleri yoktu. Nesli tükenen bir canlıydım, herkes benim gibi olmak isterdi ama olmamak için elinden bile gelmeyeni yapardı. Hayat sana güzel derlerdi, bir kaç adım ilerleyince beni yerden yere vurup güzelliğimi çirkinleştirirlerdi. Önce beni sevmeyenlerde olurdu. Ama çocukları beni çok sevdiği için bir şeyi var demek ki diyerek sevenler de olurdu. Eninde sonunda rakı ile beslenen bir beslemeydim. Bir psikolog kum saatine bastımı alacağı para aşağıda birikmeye başlardı. Benimse rakı saatim vardı, akar akar akardı. Zaten ak dı…




Sıkıldım.




Herkesin hayaliydim,         
Kimsenin beni gerçeği yapacak gücü yoktu.


Şunu da yazayım.
… yüreğim atıyordu… yüreğimi attım…




04.12.2014

Hiç yorum yok: